YaÅŸam
Ben ölmek için yaşıyorum. Bir gün bunu kesinlikle kendim gerçekleÅŸtireceÄŸim. Ama yapmam gereken herÅŸeyi yapacağım. Bende istemezdim böyle olmasını. Hayatı seviyorum. Sevmek bile yetmiyor. Fedakar olmak bile yetmiyor. Gerçekten huzurlu hayatı hayatın ötesinde bulacağıma inanıyorum. Seviyorum doÄŸayı. Seviyorum yaratanı. Asıl hayat yaÅŸamanın ötesini bulmaktaymış. Kendime verdiÄŸim sözü tuttuktan sonra asıl olanı yaÅŸayacağım. Beyazlar içinde bumbuz gibi bedenimle ruhumun özgürce dolaÅŸtığı yerde yaÅŸayacağım. Bana verilen bu hayatı defalarca yaÅŸayıp defalarca bedenimin ruhumda ayrılmasını seyredeceÄŸim. Mutluyum. Bazen çalışmakta fayda etmiyor. Yaptığın bir ÅŸeyin hemen yok olmasını istiyorsa o anahtar sendedir. Sadece yapman gereken anahtarı çevirmektir. Çevir ve sonsuzluÄŸun verdiÄŸi ışıkta yürü. Seviyorsan sana bu verilen hayatı o zaman anahtarı çevir. Kimseyi hayalinin içine koyma. Hayalinin içinde bir tek sen olsun. Ölen yalnız ölecek. Sadece yalnız ve savunmasız duygularını zapt edemeyecek kendi kendini yiyecek. Kendini düşünüyorsan yalnızken ne yapacağını düşün ve bunu günün bir zaman diliminde gerçekleÅŸtir. Bu sana baÄŸlı olan anahtarı sakla ve elinde sımsıkı tut. Kendi duygularını hafızanın küçük bir kısmına yerleÅŸtir. Sakla onu ve bir günü geldiÄŸinde onu öyle bir yansıt ki herkes ÅŸaşırsın. Sen büyük alimlerin ışığında deÄŸil senin yaratanın ışığında yürü. O sana her zaman yardım edecektir. Sev yaratanı o seni büyük düşüncelerin için yarattı. Asıl önemlisi seni inanmak için hiçbir zaman zorlamadı. Seçiminde her zaman özgür yaÅŸadın. Fani ÅŸeyleri bir köşeye bırak ve asıl olana yönel. Rüyalarım karanlık ışığın içinde küçük bir beyaz bir ışığı ben yaktım. Işık o kadar büyüdü ki her taraf aydınlık oldu. Seviyorsan sana verilen bu sonsuzluÄŸun verdiÄŸi doÄŸruları bile süz. DoÄŸru iken bazen eÄŸri olabiliriz. Hayatında sadece kendini düşün. Öyle bir gün gelecek ki her taraf karmaşık bir hal almışken sen sadece sen olacaksın. Ölümden korkmuyorum. Yapacaklarımdan da korkmuyorum. Kendimden korkmuyorum. Hiçbir ÅŸeyden korkmuyorum. Sadece korkunun kendisinden korkuyorum. Korku duygusu o kadar kuvvetli ki ben bile zapt edemiyorum. Seviyorum korkumu. Korkunun verdiÄŸi his o kadar büyük ki yaÅŸamak bile boÅŸ gelmeye baÅŸlıyor. Ben ne istediÄŸimi bilmiyorum. Gecenin bir yarısı uyandığımda sadece kendimi görüyorum. Ve düş aleminde dolaÅŸtığımı fark ettiÄŸimde büyük hayal kırıklığına uÄŸruyorum. Ölmek ne demek? Belki de sonu olmayan bir yoldur. Veya sürekli her ÅŸeyin tekrarlanmasıdır. Bana bu yaÅŸamı veren üstün ve mükemmel yaratıcıya sonsuz teÅŸekkürlerimi sunarım. Biliyor muydum? Acaba neleri? Sanki rüyalarımda baÅŸka bir ruh aleminde ve orada olduÄŸumu hissediyorum… Belki de ben öyle zannediyorum. Artık hiçbir ÅŸeyi aklıma takmıyorum. Hatta beni öldüreceklerini bilsem bile ben inatla o savın doÄŸru olduÄŸunu söyleyeceÄŸim. Sonuçta ya öyle ya da böyle… Hayat bize üç nokta gibidir. BaÅŸlar ama sonu yoktur. Hiçbir ÅŸeyin sonu yoktur……
Hayat bize üç nokta gibidir… BaÅŸlar ama sonu yoktur… Bu yüzden seviyorum üç noktaları sonu bitmediÄŸi için… Sonu olmayan bir yol için yaÅŸadığın hayat bir gün son bulduÄŸunda sen sadece sonu olmayan bir yerde bulacağız… Kim bilebilir ne olacağını… GeçmiÅŸte ne yaÅŸadığımızı hatırlamazken kendimizi bugüne kaptırmışız… Ne kadar saçma…
Yazımda anahtar kalbimizdir… Onu çevirmemiz aklımızı temsil etmektedir…